
Diş renginde kompozitle, çoğu zaman dişe dokunmadan şekil, boyut ve aralık düzenlemesi.
Kompozit bonding, diş renginde kompozit reçinenin mine yüzeyine yapıştırılarak dişin biçiminin, boyunun ya da dişler arasındaki aralığın ağız içinde doğrudan yeniden oluşturulmasıdır. Günlük dilde kompozit lamina, kompozit veneer, estetik bonding veya estetik dolgu adlarıyla da anılır; hepsi aynı tekniği anlatır: malzeme laboratuvarda üretilmez, hekim tarafından diş üzerinde katman katman şekillendirilir.
Porselen laminadan temel farkı, işlemin çıkarma değil ekleme mantığıyla yürümesidir. Porselen için dişin ön yüzeyinden belirli bir kalınlık kaldırılması çoğu zaman gerekirken, bondingde uygun olgularda dişe hiç dokunulmadan ya da yüzey yalnızca hafifçe pürüzlendirilerek çalışılır.
Ön dişler arasındaki boşluklar (diastema), doğuştan küçük ya da konik biçimli dişler, kenarından kırılmış veya aşınarak kısalmış dişler, iki yan dişin birbirinden farklı boyda ya da biçimde olması, hafif çapraşıklığın görüntüde yarattığı düzensizlik, yüzeydeki leke ve çizgiler ile beyazlatmaya yanıt vermeyen sınırlı renk farkları bondingin değerlendirildiği başlıca durumlardır.
Diş arası boşluk kapatma ve küçük dişlerin büyütülmesi bu tekniğin en sık kullanıldığı iki alan olduğu için ayrı sayfalarda ayrıntılı olarak anlatılmıştır; bağlantıları sayfanın altında bulabilirsiniz.
Ön dişin kenarından kopan parçalar, köşe kırıkları ve sinire ulaşmayan mine-dentin kırıkları çoğu zaman kompozitle, ağız içinde ve tek seansta onarılır. Kompozit kırık yüzeye yapıştırıldığı için sağlam dokuya genellikle dokunulmaz; renk ve katman yapısı komşu dişlere göre oluşturulur. Kırılan parça bulunabildiyse süt veya serum fizyolojik içinde saklanarak getirilmesi önerilir; uygun durumlarda yeniden yapıştırılabilir. Kırık sinire ulaşmışsa önce sinirin korunmasına yönelik işlem veya kanal tedavisi gerekir; kök kırıklarında ise kompozit uygun değildir. Bu nedenle onarımdan önce muayene ve röntgenle kırığın derinliği değerlendirilir. Ayrıntılar Kırık Diş Kompozit ile Onarılır mı? yazısında anlatılmaktadır.
Dt. Engin Deniz yaklaşık 20 yıldır kompozit bonding uygulamaktadır ve bu işlem kliniğin en sık yapılan estetik tedavileri arasındadır. Diş arası boşlukların kapatılması, konik ve küçük dişlerin büyütülmesi ile kırık ya da aşınmış kenarların tamamlanması bu uygulamaların büyük bölümünü oluşturur.
Ön bölge çalışmalarında, estetik ön diş restorasyonları için geliştirilmiş nano-hibrit kompozit sistemleri kullanılır; Enamel Plus (Micerium) ve Kuraray Clearfil Majesty Esthetic serisi bunlar arasındadır. Uygulamada çok katmanlı (multi-layer) teknik kullanılır: dentin, mine ve kesici kenar gibi her katman için ayrı renk ve opaklıkta kompozit, gerektiğinde de kesici kenardaki yarı saydamlık ve beyaz lekeler gibi doğal ayrıntıları taklit eden efekt renkleri seçilir. Böylece dişin ışığı doğal dişe yakın biçimde geçirmesi ve yansıtması amaçlanır.
Son aşamada çok basamaklı bir cila sistemiyle yüzey kademeli olarak inceltilir ve parlatılır. Yüksek yüzey parlaklığı hem görünümü doğal dişe yaklaştırır hem de düz bir yüzey renklenmeye ve plak tutunmasına karşı daha dirençli olduğu için bakımı kolaylaştırır.
Bondingin sonucu büyük ölçüde planlamaya bağlıdır. Muayenede dişlerin ve diş etinin sağlığı, kapanış ilişkisi, diş sıkma ya da gıcırdatma bulguları ve beklenen değişiklik birlikte değerlendirilir. Gülüş çizgisi, dişlerin birbirine oranı ve yüzün orta hattı fotoğraflarla incelenir.
Değişikliğin büyük olduğu olgularda, eklenecek formun geçici bir malzemeyle ağızda denenmesi (mock-up) planın hasta ile birlikte görülmesini sağlar. Dişlerin rengi açılmak isteniyorsa beyazlatma bondingden önce yapılır; kompozit beyazlatma jellerinden etkilenmediği için renk seçimi dişlerin son rengine göre yapılmalıdır.
Renk seçimi, dişler kurumadan ve seansın başında yapılır; kuruyan mine geçici olarak daha açık görünür. Çalışma alanı tükürük ve nemden yalıtılır, çünkü yapışmanın niteliği büyük ölçüde kuru bir yüzeye bağlıdır. Mine yüzeyi asitle hazırlanır ve bağlayıcı ajan uygulanır.
Kompozit, dişin doğal yapısını taklit edecek biçimde katmanlar halinde yerleştirilir: daha opak bir iç katman dentini, daha yarı saydam dış katmanlar mineyi temsil eder. Her katman ışıkla sertleştirilir. Son aşamada biçim ve yüzey dokusu verilir, kenarlar bitirilir ve yüzey parlatılır; ardından ısırma ve yan hareketlerdeki temaslar kontrol edilir. Birkaç dişte işlem çoğunlukla tek seansta tamamlanır.
Uygun olgularda hayır. Boşluk kapatma ve diş büyütme gibi ekleme gerektiren işlemlerde kompozit doğrudan sağlam mineye yapıştırılır; anestezi de çoğu zaman gerekmez. Eski ve renklenmiş dolguların yenilenmesi, dişin önde duran bir bölümünün düzeltilmesi ya da koyu bir renk farkını örtmek için daha kalın bir katman gerektiğinde sınırlı miktarda şekillendirme gerekebilir.
Diş dokusunun korunmasının pratik bir sonucu da vardır: ileride porselen lamina veya başka bir tedavi planlanırsa, kaldırılmamış mine bu seçenekleri açık tutar.
İkisi birbirinin rakibi değil, farklı ihtiyaçlara verilen yanıtlardır. Bonding tek seansta tamamlanır, çoğunlukla diş kesimi gerektirmez, kırıldığında ağız içinde onarılabilir ve sonradan başka bir tedaviye geçişe izin verir. Buna karşılık kompozit yüzeyi seramik kadar uzun süre parlak kalmaz, zamanla renk alabilir ve dönemsel parlatma ister.
Porselen lamina laboratuvarda üretilir; yüzey parlaklığını ve rengini uzun süre korur ve daha kapsamlı renk ve biçim değişikliklerinde öne çıkar. Ancak çoğu olguda dişten madde kaldırılmasını ve birden fazla seansı gerektirir. Seçim; istenen değişikliğin büyüklüğüne, dişlerin mevcut durumuna, kapanışa ve kişinin beklentisine göre muayenede birlikte yapılır.
Bir restorasyonun ağızda ne kadar kalacağı önceden taahhüt edilemez. Kompozit bondingde belirleyici olan başlıca etkenler; dişlere binen kuvvet (diş sıkma, gıcırdatma, ön dişlerle sert gıda koparma), kompozitin kalınlığı ve konumu, ağız hijyeni ile renklendirici içecek ve sigara kullanımıdır.
Bondingde sık karşılaşılan sorunlar büyük ve ani bir kayıp değil, kenarda küçük kırılmalar ve yüzeyde parlaklık kaybıdır. Bunların çoğu restorasyon sökülmeden, kontrol seanslarında onarım ve parlatmayla giderilebilir. Diş sıkma bulgusu olan kişilerde gece plağı kullanımı kompoziti de korur.
İlk 48 saatte kompozit yüzeyi renklenmeye daha açık olduğundan çay, kahve, kola ve kırmızı şarap gibi yoğun renkli içecekler azaltılmalıdır. Kalıcı bir alışkanlık olarak ise ön dişlerle kabuklu yemiş kırmak, tırnak yemek, kalem ısırmak ve buz çiğnemekten kaçınılmalıdır.
Fırçalama ve diş ipi olağan biçimde sürdürülür; kompozit ile diş arasındaki geçişin temiz tutulması hem diş eti sağlığı hem de kenar renklenmesi açısından önemlidir. Düzenli kontrollerde yüzey yeniden parlatılabilir ve küçük aşınmalar tamamlanabilir.
Belirgin çapraşıklık veya çene ilişkisi bozukluğu olan olgularda bonding, sorunun kendisini değil yalnızca görüntüsünü değiştirir; bu durumlarda önce ortodontik değerlendirme gerekir. Şiddetli diş sıkma ve gıcırdatma, geniş madde kaybı olan ya da kanal tedavisi nedeniyle zayıflamış dişler, aktif çürük ve tedavi edilmemiş diş eti hastalığı da planı değiştirir.
Bu durumların bir kısmı önce ele alınarak bonding yapılabilir; bir kısmında ise kaplama, porselen lamina ya da ortodonti daha uygun seçenektir. Kararı klinik muayene belirler.

Uygulama çoğunlukla tek seansta tamamlanır; kompozit malzeme doğrudan diş üzerinde şekillendirilip sertleştirildiği için laboratuvar aşaması yoktur. Süre işlem yapılacak diş sayısına ve yapılacak düzenlemenin kapsamına göre değişir. Renk uyumunun değerlendirilebilmesi için işlem öncesinde beyazlatma planlanmışsa, bonding beyazlatma sonrasına bırakılır.
İkisi farklı durumlara yanıt verir. Bonding, sınırlı biçim bozuklukları, küçük kırıklar, diş arası boşluklar ve renk düzensizliklerinde diş dokusundan neredeyse hiç kaldırmadan uygulanabilir. Lamine ise ince bir seramik tabaka olduğu için yüzey aşınmasına ve renklenmeye karşı daha dayanıklıdır ancak ön yüzeyden ince bir hazırlık gerektirir. Seçim, düzenlenecek alanın büyüklüğüne ve hastanın alışkanlıklarına göre yapılır.
Kompozit malzeme seramiğe göre daha gözenekli bir yüzeye sahiptir; çay, kahve, kırmızı şarap ve sigara kullanımıyla yüzeyinde zamanla renklenme görülebilir. Bu renklenme çoğu durumda yüzey parlatmasıyla azaltılabilir. Renklenme hızı beslenme alışkanlıklarına ve ağız bakımına göre kişiden kişiye değişir.
Ön dişlerle sert gıda ısırmaktan kaçınılmalıdır; kabuklu yemiş kırmak, tırnak yemek, kalem ısırmak ve buz çiğnemek kompozitin kırılmasına yol açan başlıca alışkanlıklardır. İlk gün koyu renkli içeceklerden uzak durmak yüzeyin oturması açısından önerilir. Diş sıkma alışkanlığı varsa bu ayrıca değerlendirilir, çünkü denetlenmediğinde restorasyon tekrar kırılabilir.
Büyük ölçüde aynı işlemi anlatır. Kompozit lamina ya da kompozit veneer ifadesi genellikle dişin ön yüzeyinin tamamının kompozitle kaplandığı uygulamalar için, bonding ise daha geniş anlamda kompozitin dişe yapıştırılarak biçim verildiği tüm uygulamalar için kullanılır. Her ikisinde de malzeme ağız içinde doğrudan şekillendirilir ve laboratuvar aşaması yoktur.
Diş dokusu kaldırılmadan yapılan uygulamalarda işlem mine üzerinde yürüdüğü için genellikle ağrı hissedilmez ve anestezi gerekmez. Eski dolguların yenilenmesi ya da dişin şekillendirilmesi gerektiğinde veya diş hassas olduğunda lokal anestezi uygulanabilir. İşlemden sonra belirgin bir iyileşme süreci yoktur; kişi günlük hayatına aynı gün döner.
Dişlerin rengi açılmak isteniyorsa evet. Kompozit beyazlatma jellerinden etkilenmez; bonding önce yapılırsa, sonradan açılan doğal dişler ile kompozit arasında renk farkı oluşur. Beyazlatmadan sonra rengin oturması ve yapışmanın olumsuz etkilenmemesi için bondinge başlamadan önce genellikle bir ile iki hafta beklenir.
Kesin bir süre söylenemez; süre büyük ölçüde dişlere binen kuvvete, kompozitin kalınlığına, ağız hijyenine ve renklendirici alışkanlıklara bağlıdır. Bondingde sık görülen sorunlar kenarda küçük kırılmalar ve yüzeyde parlaklık kaybıdır; bunların çoğu restorasyon yenilenmeden, kontrol seanslarında onarım ve parlatmayla giderilebilir. Diş sıkma varsa gece plağı kullanımı kompoziti de korur.
Kompozitin önemli bir avantajı ağız içinde onarılabilmesidir. Kenarda oluşan küçük bir kırık, restorasyonun tamamı yenilenmeden aynı malzemeyle tamamlanabilir. Kırılma sık tekrarlıyorsa nedeni araştırılır; diş sıkma, kapanıştaki bir erken temas veya ön dişlerle sert gıda koparma alışkanlığı en sık nedenlerdir.
Yapılabilir. Kırık bir kenarın tamamlanması veya tek bir küçük dişin komşusuyla uyumlu hale getirilmesi gibi durumlarda yalnızca ilgili dişe işlem yapılır. Buradaki güçlük, tek dişin çevresindeki doğal dişlerle renk ve yüzey dokusu bakımından uyumlu olmasıdır; renk seçimi ve katmanlama bu yüzden özen ister.
Diş dokusu korunarak yapılan bonding, ileride porselen lamina ya da başka bir restorasyona geçişi engellemez. Kompozit gerektiğinde kaldırılabilir ve altındaki diş yeni plana göre hazırlanır. Bu yüzden bonding bazı kişiler için uzun süre tercih edilen bir çözüm olurken, bazıları için daha kapsamlı bir tedaviden önce sonucu görmeyi sağlayan bir ara aşama olabilir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Tedavinin size uygunluğu, süresi ve alternatifleri ancak klinik muayene ve gerekli görülen radyolojik değerlendirme sonrasında hekiminiz tarafından belirlenebilir.
Bu tedavi, Antalya Muratpaşa Yeşilbahçe’deki klinikte uygulanmaktadır. Konum ve ulaşım bilgileri.